Yükleniyor...
Çanakkale denince akla önce Truva'nın tahta atı ve Gelibolu'nun şehitlikleri gelir. Oysa bu iki simgenin arasında, Biga Yarımadası'nın Ege'ye bakan yamaçlarında, adı bugün pek çok kişiye yabancı gelen kadim bir coğrafya uzanır: Troas. Homeros'un İlyada'sına ev sahipliği yapan, Aristoteles'in ders verdiği, Aziz Pavlus'un Avrupa'ya ilk kez buradan açıldığı bu topraklar, tek bir antik kentten ibaret değil; birbirine patikalarla bağlanan onlarca kayıp şehrin, tapınağın, kalenin ve köyün oluşturduğu 6.500 yıllık bütünlüklü bir mirastır.
İşte bu mirası yürüyerek keşfe açmak için Çanakkale İl Özel İdaresi, Güney Marmara Kalkınma Ajansı desteğiyle "Anadolu Mirası: Troas Kültür Rotaları" projesini hayata geçirdi. İlk etapta işaretlenen 11 rota, toplam yaklaşık 270 kilometreyi buluyor ve ileride iki kıta, iki ada ve iki deniz boyunca 800 kilometreyi aşması planlanan, Türkiye'nin en uzun yürüyüş rotasının başlangıcını oluşturuyor. Bu rehberde hem bu 11 rotayı mesafe, zorluk ve temalarıyla; hem de rotaların üzerinden geçtiği Troya, Assos, Alexandria Troas, Apollon Smintheion, Neandria ve Lamponia gibi antik kentleri tek bir yerde derledik. Bölgeyle ilgili tüm yazılarımıza Troas Kültür Rotaları etiketinden topluca ulaşabilirsiniz.
Antik Troas (ya da Troad), bugünkü Biga Yarımadası'na karşılık gelen, Kuzeybatı Anadolu'daki tarihî bölgenin adıdır. Kuzeybatıda Çanakkale Boğazı, batıda Ege Denizi, güneyde Edremit Körfezi ve doğuda Kaz Dağları (antik adıyla İda Dağı) kütlesiyle çevrelenen bu üçgen; adını efsanevi kral Tros'tan ve onun kurduğu söylenen Troya kentinden alır. Coğrafyacı Strabon bölgeyi, Gönen Çayı'nın (Aisepos) denize döküldüğü yerden Edremit Körfezi'ne uzanan hattın batısı olarak tanımlar.
Bölgeye MÖ 8. yüzyıldan itibaren büyük ölçüde Aioller ve daha erken katmanda Lelegler yerleşmiştir; Aioller ağırlıklı olarak karşı kıyıdaki Midilli Adası'ndan (Lesbos) gelmiş, kendilerine özgü Aiol lehçesini ve mimari üslubunu bu topraklara taşımıştır. Homeros'un İlyada destanının anlattığı Troya Savaşı da tam olarak burada, Karamenderes (Skamandros) Ovası'nda geçer. Troas bugün idari olarak büyük ölçüde Çanakkale merkez ile Ezine, Ayvacık ve Bayramiç ilçelerini kapsar; antik dönemde Troya, Dardanos, Abydos, Neandreia, Alexandria Troas ve Assos gibi kentlere ev sahipliği yapmıştır.
Rotalar, Çanakkale'nin Güzelyalı kıyısından başlayıp Troya Antik Kenti'ne, oradan Ege sahili boyunca Assos'a ve Kaz Dağları eteklerinden Balıkesir il sınırındaki tarihî Roma köprüsüne uzanacak biçimde tasarlandı. Her etap, İlyada kahramanlarından Osmanlı padişahlarına ve Çanakkale Savaşı figürlerine uzanan bir isimle anılıyor; böylece yürüyüş, aynı zamanda bir tarih dersine dönüşüyor. İşte 11 etap:
Etapların büyük kısmı orta seviyededir; ancak Saint Paul, Murad Hüdâvendigâr ve Akhilleus etapları uzunlukları ve rakım farklarıyla deneyimli yürüyüşçülere hitap eder. Rotaların işaretlemeleri, dijital haritası ve nokta bilgileri projenin resmî sitesi troaskulturrota.com üzerinden ve mobil uygulama aracılığıyla takip edilebiliyor.
Troas Kültür Rotaları'nı asıl anlamlı kılan, geçtiği güzergâhtaki kayıp şehirlerdir. Bu kentlerin bir kısmı bugün müze niteliğinde açık örenyerleri, bir kısmı ise henüz toprağın altında uyuyan sırlar. İşte rotalar boyunca karşınıza çıkacak en önemli antik yerleşimler:
Rotaların çıkış noktalarından biri olan Troya, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki en tanınmış antik kenttir. Homeros'un İlyada'sında anlatılan Troya Savaşı'nın geçtiği bu höyük, üst üste kurulmuş dokuz yerleşim katmanıyla 4.000 yılı aşkın kesintisiz bir tarihi barındırır. Ünlü tahta at replikası ve modern Troya Müzesi'yle birlikte bölgeyi keşfe buradan başlamak en doğrusudur. Ayrıntılar için Troya antik kentini keşfetme rehberimize göz atabilirsiniz.
Ezine'ye bağlı Dalyan köyü yakınında, Geyikli çevresindeki Ege kıyısında yükselen Alexandria Troas, bölgenin en büyük ama en az bilinen antik kentidir. MÖ 4. yüzyılın sonunda (yaklaşık MÖ 310), Büyük İskender'in komutanlarından Antigonos Monophthalmos çevredeki küçük kasabaları birleştirerek kenti "Antigoneia" adıyla kurdu; kısa süre sonra bir başka komutan Lysimakhos, kenti İskender'in anısına Alexandria Troas ("Troas'taki İskender kenti") olarak yeniden adlandırdı.
Roma çağında kent adeta parladı: önce özgür ve özerk statü, ardından Augustus döneminde koloni unvanı kazandı. Anadolu ile Avrupa arasındaki en işlek limanlardan biri hâline geldi; öyle ki hem Julius Caesar'ın hem de İmparator Konstantin'in, İstanbul'dan önce bu kenti imparatorluğun başkenti yapmayı düşündüğü rivayet edilir. Kent aynı zamanda Hristiyanlık tarihi açısından da kritik bir duraktır: Aziz Pavlus, misyon yolculuğunda Avrupa'ya ilk kez buradan denize açılmış, Elçilerin İşleri'nde anlatılan meşhur olaylardan biri de bu kentte yaşanmıştır. Bugün yaklaşık 400 hektarlık alana yayılan kalıntılar arasında, MS 135'te varlıklı hayırsever Herodes Atticus tarafından yaptırılan ve yöre halkının "Bal Sarayı" dediği görkemli hamam, tiyatro, odeon, gymnasion ve son kazılarda ortaya çıkarılan stadion öne çıkar. Yaklaşık 10 kilometrelik sur hattı hâlâ büyük ölçüde izlenebilir durumdadır. Kentin kuruluşundan Aziz Pavlus'a uzanan tüm hikâyesi için Alexandria Troas antik kenti rehberimize göz atabilirsiniz.
Ayvacık'a bağlı Behramkale'de, Ege'ye tepeden bakan bir akropolün zirvesinde kurulu Assos, Troas'ın en görkemli manzarasına sahip antik kentidir. Zirvedeki Athena Tapınağı, MÖ 6. yüzyıla tarihlenen ve Anadolu'daki tek Dor düzenli tapınak olma özelliğini taşır. Filozof Aristoteles MÖ 347-345 arasında burada yaşamış, bir felsefe okulu kurmuştur. Kentin denize inen antik limanı ve taş evleriyle Behramkale, bugün de bölgenin turizm kalbidir. Detaylar için Assos Antik Kenti gezi rehberimize ve Behramkale köy rehberimize bakabilirsiniz.
Ayvacık'a bağlı Gülpınar köyünde, antik Chryse kentinin toprakları üzerinde yükselen Apollon Smintheion, adı İlyada'nın daha ilk dizelerinde geçen bir tapınaktır. "Smintheus" yani "fare tanrısı" lakabının doğduğu bu Hellenistik yapı, sütun kabartmalarında İlyada sahnelerini barındırmasıyla bir açık hava müzesi niteliğindedir. Assos'tan sonra bölgenin en önemli ikinci arkeolojik durağı sayılır; ayrıntılar Apollon Smintheion rehberimizde ve Gülpınar köy rehberimizde.
Ezine'nin güneybatısında, bölgenin en yüksek tepelerinden Çığrı Dağı'nın zirvesinde kurulu Neandria, Alexandria Troas kalıntılarının yaklaşık 9 kilometre doğusunda yer alır. Aiol kökenli bu kentin kalıntıları en erken MÖ 6. yüzyıla tarihlenir. Kenti çevreleyen, granit bloklarla örülmüş yaklaşık 3,2 kilometrelik sur, yaklaşık 40 hektarlık bir alanı korur ve içinde yüzlerce ev kalıntısı belgelenmiştir. Neandria'yı asıl ünlü kılan, Apollon'a adandığı düşünülen tapınağının sütunlarını süsleyen erken dönem Aiol tarzı sütun başlıklarıdır; uçlarında kıvrılan bitkisel motifleriyle bu başlıklar, kaynaklara göre bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde sergilenir. MÖ 310 civarında Alexandria Troas kurulunca Neandria halkı oraya taşınmış ve kent siyasi varlığını yitirmiştir. Kenti ayrıntılı ele aldığımız Neandria antik kenti rehberimize göz atabilirsiniz.
Ayvacık'a bağlı Kozlu Köyü sınırlarındaki Asar Tepe'de, yaklaşık 565 metre rakımda ve deniz manzaralı bir zirvede kurulu Lamponia, Barbaros Etabı'nın en dikkat çekici durağıdır. Coğrafyacı Strabon kenti, Assos'a bağlı bir Aiol yerleşmesi olarak niteler. MÖ 5. yüzyılda Delos Deniz Birliği'nin üyesi olan kent, iç ve dış olmak üzere iki ayrı sur ile çevriliydi; toplam sur uzunluğu yaklaşık 3 kilometreyi buluyordu. Anıtsal giriş kapısı, antik yol izleri, sarnıç ve kuyu kalıntıları hâlâ seçilebiliyor. MÖ 310'lardan sonra halkının büyük olasılıkla Assos ya da Gargara'ya katılmasıyla kent tarih sahnesinden silinmiş; kalıntıları bugün büyük ölçüde toprak altında kalmıştır. Ayrıntılar için Lamponia antik kenti rehberimize bakabilirsiniz.
Troas Kültür Rotaları yalnızca antik çağın değil, Osmanlı ve yakın tarihin izlerini de aynı güzergâhta buluşturur. Güney uçtaki Babakale, Anadolu'nun (Asya kıtasının) en batı ucundaki balıkçı köyü olmasının yanında, Babakale Kalesi ile 18. yüzyıl Osmanlı kıyı savunmasının son örneklerinden birini barındırır. Murad Hüdâvendigâr Etabı boyunca Osmanlı camileri ve çeşmeleri; Cevat Paşa, Yahya Çavuş ve Hektor etapları boyunca ise Turgut Reis Tabyası, Kumkale İntepe Batarya Şehitliği ve Halileli Şehitliği gibi Çanakkale Savaşı'nın Anadolu yakasındaki daha az bilinen anıtları rotaya eşlik eder. Bu yönüyle rotalar, mitolojiden Kurtuluş Savaşı'na kesintisiz bir hafıza hattı çizer. Boğaz'ın Anadolu yakasındaki bu az bilinen cepheyi (Kumkale, İntepe ve Erenköy) ayrıntılı ele aldığımız Kumkale ve İntepe rehberine göz atabilirsiniz.
Troas Kültür Rotaları'nda yürüyüş için en uygun dönem, sıcakların bunaltıcı olmadığı ilkbahar (nisan-haziran) ve sonbahar (eylül-kasım) aylarıdır; yaz ortasında güney etaplarındaki gölgesiz kesimler zorlayıcı olabilir. Kısa ve kolay etaplarla (Hektor, Aristoteles, Barbaros) başlayıp deneyim kazandıkça Saint Paul veya Murad Hüdâvendigâr gibi uzun etaplara geçmek mantıklı bir ilerleyiştir.
Rotaları klasik gezi planlarınızla birleştirmek isterseniz, Assos ve Ayvacık'ta gezilecek doğal ve tarihi yerler rehberimiz ile Çanakkale'de mutlaka görülmesi gereken tarihi yerler yazımız iyi birer başlangıç noktası olacaktır.
Rotalar, Çanakkale ilinin Biga Yarımadası'ndaki Troas bölgesinde yer alır. Güzelyalı kıyısından başlayıp Troya, Ezine, Ayvacık ve Assos üzerinden Kaz Dağları eteklerine ve Balıkesir il sınırına uzanır; toplam ilk etap uzunluğu yaklaşık 270 kilometredir.
İlk aşamada işaretlenen 11 etap bulunur. En uzun etap 62,77 kilometrelik Saint Paul Etabı, en kısa etap ise 7,50 kilometrelik Hektor Etabı'dır. Etaplar ileride 800 kilometreyi aşacak daha büyük bir rota ağının parçası olarak planlanmıştır.
Güzergâh üzerinde Troya, Alexandria Troas, Assos, Apollon Smintheion (Chryse), Neandria ve Lamponia gibi antik kentlerin yanı sıra çok sayıda tümülüs, tapınak, Osmanlı kalesi ve Çanakkale Savaşı anıtı yer alır.
En uygun dönem ilkbahar (nisan-haziran) ve sonbahardır (eylül-kasım). Bu aylarda hava yürüyüş için idealdir ve doğa en canlı hâlindedir. Yaz ortasında özellikle gölgesiz güney etaplarında sıcak zorlayıcı olabilir.
Proje, "Anadolu Mirası: Troas Kültür Rotaları" adıyla Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından, Güney Marmara Kalkınma Ajansı desteğiyle yürütülmektedir. Rota bilgileri, interaktif harita ve mobil uygulamaya troaskulturrota.com üzerinden ulaşılabilir.



