Yükleniyor...
Kaz Dağları'nın (antik İda Dağı'nın) Ege'ye inen güney etekleri, yalnızca zeytinlikleri ve serin koylarıyla değil, tepelerin üzerine gizlenmiş kayıp antik kentleriyle de doludur. Bunlardan biri, Ayvacık'a bağlı Kozlu Köyü'nün üzerindeki Asar Tepe'de, denize tepeden bakan bir zirvede sessizce uzanır: Lamponia. Çift sıra surla çevrili bu Aiol kenti, bir zamanlar Atina'nın önderliğindeki deniz birliğine vergi ödeyecek kadar önemliyken, bugün büyük ölçüde toprağın altında, keşfedilmeyi bekler.
Lamponia, Troas'ın antik kent ağının Assos'a en yakın halkalarından biridir. Görkemli komşusu Assos'un gölgesinde kalmış olsa da, kendi surları, kapısı ve hikâyesiyle bölgenin Aiol geçmişini anlamak için önemli bir duraktır. Bu rehberde Lamponia'nın konumunu, tarihini ve geriye kalanları ele alıyoruz.
Lamponia, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Kozlu Köyü sınırlarında, Asar Tepe olarak bilinen mevkide yer alır. Yaklaşık 565 metre rakımdaki bu tepe, Ege Denizi'ne ve çevredeki vadilere hâkim geniş bir manzara sunar. Kaz Dağları'nın güney eteklerindeki bu konum, kente hem doğal bir savunma hem de kıyı ile iç kesim arasındaki yollara hâkim stratejik bir üstünlük kazandırmıştır.
Antik coğrafyacı Strabon, Lamponia'yı bir Aiol (Aeolian) yerleşmesi ve büyük komşusu Assos'a bağlı (koloni) bir kuruluş olarak niteler. Bölgedeki Leleg-Aiol kültür katmanı içinde şekillenen kent, Troas'ın kıyı ile Kaz Dağları arasındaki iç kesimini denetleyen tepe yerleşimlerinden biriydi. Assos ile paylaştığı bu Aiol kimliği, Lamponia'yı bölgenin kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçası yapar.
Lamponia'nın küçük bir tepe kenti olmanın ötesinde gerçek bir siyasi ve ekonomik ağırlığı olduğunu gösteren en somut kanıt, MÖ 5. yüzyıldaki üyeliğidir: Kent, Atina önderliğindeki Delos (Attika-Delos) Deniz Birliği'ne üyeydi ve Hellespontos bölgesi vergi listelerinde on altı kez adı geçer. Kaynaklara göre son olarak MÖ 425-424 dolaylarında vergi ödediği görülür. Bu kayıtlar, Lamponia'nın Ege dünyasının siyasi ağına dâhil, tanınmış bir kent (polis) olduğunu doğrular.
Lamponia'yı arkeolojik olarak en çok öne çıkaran özellik, kenti çevreleyen çift sur sistemidir. İç ve dış olmak üzere iki ayrı sıra hâlinde inşa edilen surların toplam uzunluğu yaklaşık 3 kilometreyi buluyordu; bu, kentin savunmaya verdiği önemi gösterir. Moloz taşla örülmüş bu surların yanı sıra, kentte anıtsal bir giriş kapısı, antik yol izleri, sarnıç ve kuyu gibi günlük yaşama ait yapı kalıntıları da seçilebilmektedir.
Kentin kuzeydoğusunda bir mezarlık (nekropol) alanı bulunduğu düşünülür. Ne var ki kalıntıların büyük kısmı bugün toprak ve bitki örtüsünün altındadır; bu da Lamponia'yı, gözünü ayrıntıya alıştırmış meraklı gezginler için bir "gizli hazine" hâline getirir.
Pek çok Troas kenti gibi Lamponia da Büyük İskender sonrası dönemin büyük dönüşümünden payını aldı. MÖ 310'lu yıllardan sonra kentin halkının, ekonomik olarak daha güçlü komşuları Assos ya da Gargara ile birleşmiş olabileceği düşünülür. Bu tarihten sonra Lamponia tarihsel kayıtlardan silinir ve tepedeki kent yavaş yavaş sessizliğe gömülür.
Tıpkı Neandria gibi, Lamponia da terk edildikten sonra üzerine yeni yapılar kurulmadığı için antik dokusunu büyük ölçüde koruyabilmiştir; surları ve kapısı, aradan geçen yaklaşık 2.300 yıla rağmen hâlâ ayaktadır.
Lamponia, Ayvacık'a bağlı Kozlu Köyü üzerinden ulaşılan Asar Tepe'de yer alır. Tepeye çıkış biraz yürüyüş gerektirdiğinden sağlam ayakkabı, su ve güneş koruması önerilir; buna karşılık zirveden görülen Ege manzarası, çabaya fazlasıyla değer.
Lamponia, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Kozlu Köyü sınırlarında, Asar Tepe adı verilen yaklaşık 565 metre rakımlı bir tepede yer alır. Kaz Dağları'nın güney eteklerinde, Ege'ye hâkim bir konumdadır.
Strabon'a göre Lamponia, Assos'a bağlı bir Aiol (Aeolian) yerleşmesidir. MÖ 5. yüzyılda Atina önderliğindeki Delos Deniz Birliği'nin üyesiydi ve bölge vergi listelerinde adı defalarca geçer.
Kentin en dikkat çekici özelliği, iç ve dış olmak üzere toplam yaklaşık 3 kilometrelik çift sur sistemidir. Ayrıca anıtsal giriş kapısı, antik yol izleri, sarnıç ve kuyu kalıntıları seçilebilir; kalıntıların büyük kısmı ise bugün toprak altındadır.
MÖ 310'lu yıllardan sonra kentin halkının Assos ya da Gargara ile birleştiği düşünülür; bu tarihten sonra Lamponia tarihsel kayıtlardan silinmiştir. Terk edilişinden bu yana üzerine yeni yapı kurulmadığı için antik dokusu büyük ölçüde korunmuştur.



