Yükleniyor...
Türkiye haritasında parmağınızı batıya doğru kaydırın; karanın denize teslim olduğu o son nokta Babakale'dir. Ayvacık'a bağlı bu küçük balıkçı köyü, coğrafya kitaplarının "Anadolu'nun ve Asya kıtasının en batı ucu" diye işaretlediği yerin ta kendisidir. Yani buraya geldiğinizde, arkanızda koca bir kıta, önünüzde ise Midilli'ye kadar açılan Ege bulunur; yolun bittiği, karanın tükendiği yerde durursunuz. Babakale'yi Çanakkale'nin diğer köylerinden ayıran şey de budur: burası bir "uç nokta", denizcilerin yüzyıllardır rota tuttuğu bir burun ve Osmanlı'nın taşa kazıdığı son sınır karakoludur.
Babakale, Baba Burnu adı verilen çıkıntının üzerine kurulmuştur. Köyün ismi de buradan gelir: rivayete göre bir Osmanlı gemisinde vefat eden Bektaşi dervişi Sultan Baba bu kıyıya defnedilince, denizciler buruna "Baba Burnu" demeye başlamış, sonradan yapılan kaleyle birlikte yerleşimin adı Babakale'ye dönüşmüştür. Yaklaşık 600 kişinin yaşadığı köyün burnunda bir de deniz feneri vardır; geceleri Ege'nin bu en batı çıkıntısından Midilli yönüne ışık gönderir. Coğrafi olarak Babakale, Asya için Portekiz'in Cabo da Roca'sının Avrupa için ifade ettiği anlamı taşır: bir kıtanın denize kavuştuğu simgesel sınır. Köy muhtarlığı ve bazı işletmeler, tıpkı Cabo da Roca'da olduğu gibi "Asya'nın en batı ucuna ulaştığınızı" belgeleyen isme özel bir sertifika verir.
Köyün limanının hemen üzerinde duran Babakale Kalesi, sadece bir savunma yapısı değil, aynı zamanda bir tarih kaydıdır. 18. yüzyılda Ege'de korsan saldırıları artınca, Sultan III. Ahmed'in emriyle Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa 1723'te bu kaleyi inşa ettirmiştir. Kale, Osmanlı İmparatorluğu'nun yaptırdığı en son kale olma özelliğini taşır; ondan sonra imparatorluk bir daha kale inşa etmemiştir. Yapımında ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen mahkûmlar çalıştırılmış, inşaat bitince bu mahkûmlar affedilerek köye yerleştirilmiş; yani bugünkü Babakalelilerin bir kısmı o işçilerin torunlarıdır. Surların üzerine çıktığınızda hem limanı hem de ufka kadar uzanan Ege'yi tek bir kareye sığdırabilirsiniz. Kalenin ayrıntılı tarihi için Babakale Kalesi yazımıza göz atabilirsiniz.
Babakale'nin limanı köyün kalbidir. Bir zamanlar korsanların sığındığı, Osmanlı donanmasının su ve erzak aldığı bu doğal barınak, bugün rengârenk balıkçı teknelerine ev sahipliği yapar. Sabah denize açılan tekneler öğleden sonra dönerken, iskele kenarındaki balık restoranlarının tezgâhları da o günün avıyla dolar. Menülerde kalamar tava, ahtapot, çipura, levrek, kefal, barbun ve sıcak balık çorbası öne çıkar; Babakale'nin kalamar tavası ve balık çorbası bölge dışından bile ziyaretçi çeker. Limanın arkasındaki dar sokaklarda ise taş evler ve Arnavut kaldırımları sıralanır. Köyün eski bir zanaatı da vardır: boynuz ya da ahşap saplı, deri kınlı, üzeri elle işlenmiş Babakale bıçakları. Bir zamanlar 18 atölyenin çalıştığı bu el sanatı bugün neredeyse tek bir ustaya kalmış olsa da, köyün kimliğinin bir parçası olmayı sürdürür. Sofra ve mutfak kültürünü derinlemesine keşfetmek isterseniz Babakale gastroport rehberi ile Çanakkale kahvaltı ve gastronomi rehberi iyi birer başlangıç noktasıdır.
Batıya bakan bir burun olması, Babakale'ye bir ayrıcalık daha kazandırır: burada güneş, karanın değil doğrudan denizin içine batar. Kalenin surlarından ya da deniz fenerinin bulunduğu uçtan izlenen gün batımı, köyün en çok fotoğraflanan anıdır. Denize girmek isteyenler için köyün 6-7 kilometre kadar ötesindeki Akliman koyu daha uzun ve kullanışlı bir kumsal sunar. Çevredeki bakir koyları ve daha az bilinen plajları keşfetmek için Çanakkale'nin gizli koyları ve bakir plajları yazısı yol gösterici olacaktır. Antik dünyanın kehanet merkezi Apollon Smintheion Tapınağı'na ev sahipliği yapan Gülpınar da köye yalnızca 7-8 kilometre uzaklıktadır.
Babakale, yolun sonunda olduğu için ulaşımı biraz plan ister ama zorlu değildir. Çanakkale merkezden gelenler İzmir yönünde ilerleyip Ezine ve Ayvacık'ı geçtikten sonra Gülpınar tabelalarını, oradan da Babakale yönünü takip eder; Ayvacık'a yaklaşık 45 kilometre uzaklıktaki köye özel araçla ortalama 45 dakikada varılır. Assos (Behramkale) tarafından geliyorsanız, sahil çizgisini izleyen kıvrımlı yoldan Babakale'ye ulaşırsınız. Toplu taşımayı tercih edenler için Ayvacık'tan kalkan yerel minibüsler vardır, ancak seferler kısıtlı olduğundan saatleri önceden öğrenmek gerekir. Bölgeye ulaşım ve rota seçenekleri için Gülpınar-Babakale seyahat rehberimiz ayrıntılı bilgi verir.
Evet. Babakale, Baba Burnu üzerindeki konumuyla Anadolu'nun ve dolayısıyla Asya kıtasının en batı noktası kabul edilir; köyde bu noktaya ulaştığınızı belgeleyen özel bir sertifika bile verilmektedir.
Kale, 1723'te Sultan III. Ahmed'in emriyle Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa tarafından Ege'deki korsan saldırılarına karşı inşa edilmiştir ve Osmanlı İmparatorluğu'nun yaptırdığı son kale olma özelliğini taşır.
Yemekler ağırlıklı olarak limandaki balık restoranlarında yenir; o gün denizden çıkan kalamar tava, ahtapot, çipura, levrek ve sıcak balık çorbası köyün öne çıkan lezzetleridir.
Köyün liman çevresinde denize girilebildiği gibi, 6-7 kilometre ötedeki Akliman koyu daha uzun kumsalı ve elverişli deniziyle bölgenin en çok tercih edilen yüzme noktasıdır.
Çanakkale merkezden Ezine ve Ayvacık üzerinden Gülpınar yönü takip edilir; Ayvacık'a yaklaşık 45 kilometre uzaklıktaki köye özel araçla ortalama 45 dakikada ulaşılır, ayrıca Ayvacık'tan kısıtlı sayıda minibüs seferi vardır.



