Kazdağları'nın (Antik İda Dağı) kuzey eteklerinde, Menderes Çayı vadisi üzerinde konumlanan Bayramiç, tarih boyunca pek çok medeniyetin kesişim noktası olmuştur. Bölgedeki ilk yerleşim izleri Kebrene ve Skepsis antik kentleri ile M.Ö. 3. bine kadar uzansa da kentin Türk-İslam kimliğini kazanması 14. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.
1303 yılında Saru Saltık ve Ece Halil yönetimindeki Türkmen boylarının Kazdağı’nın kuzey eteklerindeki Dağobası ve Evciler çevresine yerleştirilmesiyle başlayan süreç, bölgenin 1308’de tamamen Karesioğulları Beyliği egemenliğine girmesini sağladı. Karesi Beyliği komutanlarından Ahi Hızır Bey önderliğinde planlı bir yerleşim ağı kurulan yöre, 1357 yılında Osmanlı idaresine geçti.
Hayvancılıkla uğraşan göçebe Türk boylarının Menderes Nehir kıyısındaki Dutalanı köyünü kurmasıyla gelişen yerleşimde, bölge halkının birlik ve beraberliğini pekiştirmek adına dini bayramlarda kitleler halinde toplanması sağlandı. Müslüman Türk boylarının ibadetlerini ifa etmek üzere "Bayram için" düzenlediği bu geleneksel buluşmalar, zamanla beldenin resmi adı haline gelerek "Bayramiç" şeklini aldı.
1691 yılında Hadımoğlu Sancaktarlığı idaresine giren ilçe, 1882 yılında belediye teşkilatına kavuştu ve 1902 yılında Çanakkale iline bağlı resmi bir ilçe merkezine dönüştü. Cumhuriyet döneminde, 1949 yılında sınır belirleme çalışmaları tamamlanarak imar haritası çıkarılan kent, Tepe Camii ve Karşıyaka Camii arasındaki tarihî aksını genişleterek bugünkü modern yapısına ulaştı.
Homeros’un ünlü İlyada Destanı’na ilham veren Bayramiç toprakları, dünya mitoloji tarihinin de en önemli sahnelerinden biridir. M.Ö. 2000’li yıllarda bugün Kazdağları olarak bilinen İda Dağı’nda Hera, Athena ve Afrodit arasında gerçekleşen ve tarihte bilinen ilk güzellik yarışması bu topraklarda yaşanmıştır. Paris'in altın elmayı Afrodit’e vermesi ve ardından Helen’i kaçırmasıyla patlak veren Truva Savaşı'nın kıvılcımı burada ateşlenmiştir. Bu mitolojik miras, günümüzde de canlılığını korumaktadır. Her yıl Ağustos ayının ikinci yarısında, Ayazma Pınarı Tabiat Parkı'nda düzenlenen geleneksel etkinlikler kapsamında "Kazdağı Güzeli" seçilmekte; hem yöre halkı hem de bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler asırlık bu geleneği yaşatmaya devam etmektedir.
Evciler Köyü sınırlarında, 490 metre rakımda yer alan Ayazma Pınarı Tabiat Parkı, ulu çınarları, metrelerce yüksekten coşkuyla akan soğuk suları ve zengin biyo-çeşitliliğiyle bölgenin adeta oksijen deposudur. 1986 yılında mesire yeri olarak koruma altına alınan, 2011 yılında ise Tabiat Parkı ilan edilen 5,85 hektarlık bu doğa harikası, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık meraklılarının ilk tercihi durumundadır.
Kentin bir diğer önemli doğal zenginliği ise ilçe merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Külcüler Ilıcası’dır. Türkiye Termal Turizm rehberlerinde de geniş yer bulan Külcüler’in kükürtlü şifalı suları ve mineralli çamuru; başta romatizma, siyatik ve kireçlenme olmak üzere, cilt hastalıkları ile iltihaplı yaraların tedavisinde tamamlayıcı sağlık kaynağı olarak yoğun ilgi görmektedir.
İlçe merkezindeki Camii Kebir Mahallesi'nde yer alan ve 1795-1796 yıllarında Hadımzade Osman Bey döneminde inşa edilen Hadımoğlu Konağı, ahşap işçiliği, tavan süslemeleri ve duvarlarındaki manzara resimleriyle 17. yüzyıl Türk sivil mimarisinin günümüze ulaşan en nadide örneklerinden biridir.
İki katlı plan şemasına sahip olan konağın odalarında yeşil ve kırmızının hâkim olduğu tavan göbekleri, altın yaldız süslemeler ve mermer şömineler dikkat çeker. Odalardaki ahşap dolap kapakları üzerine resmedilen deniz manzaraları, köprüler ve kent tasvirleri dönemin estetik anlayışını yansıtır. Restore edildikten sonra müze olarak açılan konak, sergilenen etnografik ve arkeolojik Eserlerle bölgenin sosyo-kültürel geçmişine ışık tutmaktadır. İlçede yer alan Karşıyaka Camii (Camii-Cedid), Karşıyaka Köprüsü (Taş Köprü), Hacı Bali Camii, Mustafa Aslan Türbesi ve Dede Çeşmesi de Osmanlı döneminin zarafetini günümüze taşıyan diğer yapıtlardır.
Bayramiç, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un da doğum yeri ve çocukluk hafızasının şekillendiği manevi coğrafyadır. Nüfus kayıtlarına göre 1 Temmuz 1873 tarihinde Bayramiç’te dünyaya gelen Akif, babası Tahir Efendi’nin Karşıyaka Camii’ndeki imam-hatiplik görevi nedeniyle çocukluğunun ilk yıllarını burada geçirmiştir.
Akif’in hafızlık eğitimine ilk adımı attığı ve Kur'an-ı Kerim'den ezberlediği ilk sayfalarla babasının yanında ilk mukabelesini okuduğu ev, günümüzde aslına uygun olarak restore edilip Müze Ev haline getirilmiştir. Şairin büstü, kişisel eşyaları ve dönemin ruhunu yansıtan materyallerle zenginleştirilen bu yapı, Milli Mücadele ruhunu hissetmek isteyen ziyaretçilerin durak noktasıdır.
(ERHAN TAYLAN)




