Yükleniyor...
Tabaklar, 2021 sayımında yalnızca 17 kişinin kayıtlı olduğu ve köyde daimi olarak neredeyse sadece muhtarın yaşadığı, büyük ölçüde boşalmış bir Ayvacık köyüdür. Bir zamanlar elli hanenin geçindiği bu dağ yerleşimi bugün terk edilmiş bir köy görünümünde olsa da, adını yüzyıllar önce burada yapılan deri tabaklama zanaatından alması ve köyün batısında yan yana dizili dokuz taş su kuyusuyla ziyaretçisini şaşırtması onu Ayvacık'ın sıradan köylerinden ayırır.
Osmanlı kayıtlarında köyün adı "Dabbağları" olarak geçer; dabbağlık, yani hayvan derisini işleyip tabaklama zanaatı, palamut (valonia meşesi) toplayıcılığıyla birlikte köyün asıl geçim kaynağıydı. Zamanla köylülerin eğitim için ayrılıp memuriyete yönelmesi, 1958-1987 arasında zeytinlik ve otlak arazilerinin satılması ve gençlerin göçü, nüfusu 1985'te elli, 2015'te yirmi, 2021'de on yediye kadar düşürdü. Bu yüzden Tabaklar'ı gezmek, işleyen bir köyü değil, taş duvarları ve boş avlularıyla geçmişin donup kaldığı bir yeri dolaşmak demektir.
Köyün kimliğini anlamak için ismine bakmak yeterlidir. Tabakçılık, ham deriyi meşe palamudundan elde edilen tanenle işleyip dayanıklı hale getirme işidir ve Ayvacık kıyılarında yüzyıllarca yaygın olan palamut ekonomisiyle doğrudan bağlantılıdır. Palamutçuluk, tabakçılık, zeytincilik, bahçecilik ve meyvecilik bir arada yürütülürdü; bahçe ve meyve köylünün kendi ihtiyacını karşılarken, asıl gelir deri ve palamut ticaretinden gelirdi. Köyde 1865-1866 (hicri 1282) tarihli bir cami bulunması, o dönemde buranın hâlâ canlı ve müreffeh bir yerleşim olduğunu gösterir.
Tabaklar'ın en somut görülesi değeri, köyün batısında halen su veren, yan yana sıralanmış dokuz adet taş su kuyusudur. Bu kuyular hem tabaklama işinin bol su gerektirmesiyle, hem de kurak dağ arazisinde suyun ne kadar kıymetli olduğuyla ilgili çok şey anlatır. Köy ve çevresi ayrıca bir Ortaçağ yerleşiminin üzerine kuruludur: alanda ana kayaya oyulmuş bir kaya mezarı, saman katkılı kırmızı kiremit parçaları, pithos (küp) ve seramik kalıntıları ile bir Doğu Roma (Bizans) bakır sikkesi (follis) bulunmuştur. Bu buluntular, bölgenin MS 8. ile 13. yüzyıllar arasında iskân edildiğini gösteriyor. Sokak aralarındaki temel kalıntıları, taş duvar izleri ve terk edilmiş evler, köyün mimari dokusunu koruma amacıyla son yıllarda bazı gönüllülerin küçük restorasyon girişimlerine de sahne oluyor.
Köy, bağlı olduğu Ayvacık ilçe merkezine yaklaşık 23 kilometre uzaklıktadır ve koordinatları 39.546, 26.231 civarındadır. Ulaşım büyük ölçüde özel araca dayalıdır; Ayvacık merkezden zeytinlikler ve çam örtüsü arasından kıvrılan köy yoluyla yaklaşık 25-30 dakikada varılır. Yolun büyük bölümü asfalt olsa da köye yaklaşırken daralan ve virajlı kesimler vardır, bu yüzden yağışlı havalarda dikkatli sürmek gerekir. Köyde düzenli toplu taşıma bulunmadığından, ziyareti Ayvacık veya Assos merkezli bir günübirlik plana eklemek en pratik yoldur. İstanbul yönünden gelenler 1915 Çanakkale Köprüsü'nü geçip Ezine-Ayvacık hattını izleyebilir.
Tabaklar'ı asıl değerli kılan, güçlü bir gezi bölgesinin içinde olmasıdır. Köyün yakınında Tamış (yaklaşık 2,2 km), Çamköy (2,3 km), Yukarıköy (3,3 km), Kulfal (3,5 km), Korubaşı (4,4 km) ve Taşboğaz (4,5 km) köyleri sıralanır; bunları birleştiren rota, bölgenin dağ köylerini tek günde görmeye elverişlidir. Daha büyük hedef ise Assos'tur: Behramkale'deki Athena Tapınağı, antik liman ve gün batımı manzarası Ayvacık gezisinin merkezidir ve Tabaklar'a yalnızca kısa bir araba mesafesindedir. Assos yönündeki taş köy dokusuyla Tabaklar'ın harabe estetiği birbirini iyi tamamlar.
Tabaklar için en iyi zaman ilkbahar (nisan-mayıs) ve sonbahar (eylül-ekim) aylarıdır. Bu dönemlerde hava taş sokaklarda ve çevredeki patikalarda yürümek için ideal, bitki örtüsü canlı ve ışık fotoğraf için yumuşaktır. Yaz ortası bölgenin geneli gibi sıcak ve kurak geçer; gölge sınırlı olduğu için öğle saatlerinden kaçınmak iyi olur. Köy sabit nüfusu çok düşük ve hizmet altyapısı olmayan bir yer olduğundan, ziyaretinizi gündüz saatlerine planlamak ve yanınızda su bulundurmak akıllıca olur.
Köyün içinde otel, pansiyon ya da restoran bulunmaz; bu yokluk aynı zamanda köyün bozulmadan kalmasının sebebidir. Konaklama için doğru adres yakındaki Assos ve Behramkale'dir. Bölgede taş konaklı butik oteller, restore edilmiş tarihi konaklar ve pansiyonlar vardır; örneğin Assos Behramkale'de restore edilmiş tarihi bir konakta hizmet veren butik seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Yeme-içme de yine Assos, Behramkale ve Ayvacık çevresindeki işletmelerde yapılır: sızma zeytinyağlı mezeler, ot kavurmaları ve otlu böreği, köy peyniri, odun ateşinde gözleme ve deniz kıyısı kesiminde taze balık öne çıkan lezzetlerdir. Tabaklar'a gelmeden önce yanınıza atıştırmalık almanız pratik olur, çünkü köyde satış yapan bir yer yoktur.
Adı, geçmişte köyde yaygın olarak yapılan deri tabaklama (dabbağlık) zanaatından gelir. Köyün Osmanlı dönemindeki adı "Dabbağları" olarak kayıtlara geçmiştir.
Köy büyük ölçüde boşalmıştır; 2021 nüfusu 17'dir ve daimi olarak neredeyse yalnızca muhtar yaşamaktadır. Bu nedenle işleyen bir köyden çok, korunmuş bir tarihi doku olarak gezilir.
Köy, Ayvacık ilçe merkezine yaklaşık 23 kilometre uzaklıktadır ve özel araçla yaklaşık 25-30 dakika sürer.
Köyün batısında yan yana dizili dokuz taş su kuyusu, 1865-1866 tarihli cami, terk edilmiş taş evler ve MS 8.-13. yüzyıllara tarihlenen Bizans dönemi yerleşim kalıntıları (kaya mezarı, seramik ve pithos parçaları) öne çıkar.
İlkbahar (nisan-mayıs) ve sonbahar (eylül-ekim), hem yürüyüş hem fotoğraf için en uygun mevsimlerdir. Yaz ortası sıcak ve gölgesiz olabileceğinden öğle saatlerinden kaçınmak iyi olur.
Tabaklar, Ayvacık'ın taş köyleri ve Assos rotasını keşfederken sakin bir mola noktası olarak değerlidir. Bölgedeki diğer duraklar ve gezi planları için Ayvacık gezi rehberi sayfasına bakabilir, Çanakkale'nin başka köy ve rotaları için blog yazılarımızı inceleyebilirsiniz.



