Çanakkale’nin gözde yerleşimlerinden Erenköy’de vatandaşların gündemi son günlerde oldukça hareketli. Bir yandan köy halkının ortak kullanımındaki bankların parçalanmasıyla ilgili iddialar, diğer yandan tarlasını sulamak isteyen bir çiftçinin maruz kaldığı ileri sürülen asılsız ihbar iddiası, köyde “Erenköy’de neler oluyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Yaklaşık bir ay önce “Kamu Kurumu Yöneticisinin Bankları Parçaladığı İddiası” başlığıyla gündeme taşıdığımız olayın ardından, zarar gören bankların yerine yenilerinin konulduğu görüldü.
Yeni bankların üzerinde “Çanakkale İl Özel İdaresi” ibaresinin bulunması ise dikkat çekti.
Bankların yenilenmesi elbette köy halkı açısından olumlu bir gelişme. Ancak vatandaşların kafasındaki asıl soru hâlâ ortada duruyor:
Bu soruların yanıtı, yalnızca Erenköy halkını değil, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını önemseyen herkesi ilgilendiriyor.
Burada meselenin birkaç banktan ibaret olmadığı açık.
Köy halkının dinlenmesi, yaşlıların oturması, vatandaşların soluklanması amacıyla yerleştirilen banklar kamu malıdır. Kamu malına zarar verildiği iddiası varsa bunun üzerinin sessizce kapatılması yerine, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerekir.
Kamu kurumlarında görev yapan yöneticilerden beklenen, kamu malını korumak ve örnek olmaktır.
Bu nedenle Erenköy’de vatandaşların sorduğu sorular son derece haklıdır:
Vatandaş, bu soruların cevabını bilmek istiyor.
Erenköy’de tepki çeken bir başka konu ise bir çiftçinin tarımsal faaliyetleri kapsamında kullandığı kuyu suyuyla ilgili yaşandığı ileri sürülen olay.
Edinilen iddialara göre, tarlasını sulamak amacıyla kuyu suyunu kullanan bir vatandaş hakkında, suyun izinsiz çıkarıldığı yönünde ihbarda bulunuldu. İhbar üzerine akşam saatlerinde Jandarma ekiplerinin bölgeye geldiği, ancak vatandaşın DSİ tarafından verilmiş izin belgesini göstermesi üzerine kuyu suyunun kullanımının yasal olduğu ortaya çıktı.
Eğer olayın anlatıldığı şekilde yaşandığı doğruysa burada üzerinde durulması gereken ciddi bir mesele var.
Çiftçinin tarlasını sulamak için kullandığı suyla ilgili yapılan ihbarın herhangi bir dayanağı yoksa, hem vatandaşın hem de kamu görevlilerinin zamanının ve emeğinin neden boşa harcandığının sorgulanması gerekiyor.
Erenköy’de son dönemde yalnızca kamu malı ve çiftçilerle ilgili iddialar değil, bazı yapı ve imar uygulamalarının usulsüz yapıldığı yönündeki iddialar da gündeme gelmişti. Ancak söz konusu imarlarla ilgili yapılan değerlendirmelerde, usulsüzlük iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve iddiaların asılsız olduğu yönündeki sonuçlar dikkat çekmişti.
Köy sakinleri, peş peşe gündeme gelen bu iddiaların artık kişisel tartışmalar üzerinden değil, belge, bilgi ve resmi açıklamalarla ortaya konulması gerektiğini belirtiyor. Vatandaşlar, Erenköy’ün huzurunu bozabilecek asılsız ihbar ve iddialar yerine, gerçekten hukuka aykırı bir durum varsa bunun yetkili merciler tarafından ortaya çıkarılmasını istiyor.
Üstelik söz konusu kişinin yasal başvurularda bulunacağı da belirtiliyor.
Tarımın her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde, üretim yapan çiftçinin önüne asılsız iddialarla engel çıkartılması kabul edilemez.
Çiftçi; toprağa emek veren, üretim yapan, ekonomiye katma değer sağlayan kişidir.
Elbette hukuka aykırı bir durum varsa gerekli denetim yapılmalıdır. Ancak hukuka uygun şekilde faaliyet gösteren bir vatandaş hakkında asılsız bir ihbar yapıldığı iddiası söz konusuysa bunun da hesabının sorulması gerekir.
Çünkü kamu gücü, kişisel husumetlerin veya asılsız ihbarların aracı haline getirilemez.
Erenköy sakinlerinin tepkisi de tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor.
Kuyu suyu ihbarının Erenköy Muhtarlığı tarafından yapıldığı yönündeki iddialar da kamuoyunun gündeminde.
Ancak burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor: İddia ile gerçek birbirinden ayrılmalı ve konu yetkililerin açıklamasıyla netleşmeli.
Eğer ihbarı Muhtarlık yapmadıysa bunun açıkça ifade edilmesi, yaptıysa da hangi gerekçeyle yapıldığının kamuoyuna anlatılması gerekiyor.
Aynı şekilde bankların parçalanmasıyla ilgili iddialar konusunda da Erenköy Muhtarlığı ve ilgili kamu kurumlarının açıklama yapması bekleniyor.
Erenköy gibi Çanakkale'nin önemli yerleşimlerinden birinde vatandaşların gündeme getirdiği bu iddiaların sessizlikle geçiştirilmesi doğru değil.
Bir tarafta yenilenen kamu malı…
Diğer tarafta hakkında işlem yapılıp yapılmadığı bilinmeyen bir zarar iddiası…
Diğer tarafta tarlasını sulamak isteyen bir çiftçi hakkında yapıldığı ileri sürülen asılsız ihbar…
Ve bütün bunların ortasında cevapsız kalan sorular…
Erenköy halkı kavga değil, adalet ve açıklık istiyor.
Çiftçi hakkının korunmasını, kamu malının korunmasını ve kamu görevinde bulunanların yaptıkları işlemler konusunda hesap verebilir olmasını istiyor.
Şimdi gözler Erenköy Muhtarlığı ile ilgili kamu kurumlarında.
Erenköy halkı bu soruların cevabını bekliyor.
Çünkü kamu malı da çiftçinin emeği de sahipsiz değildir.
(YUSUF SONKURT)




