Biga Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Baş, ev sahipliğinde Biga Köşdere Otel’de gerçekleştirilen basın toplatısında, Bülent Baş adaylığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Baş, Biga Ticaret Borsası’nın mevcut çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri hakkında değerlendirmelerini paylaştı.
Basın mensuplarıyla gerçekleştirilen programda, Biga Ticaret Borsası’nın geleceği, üyelerin beklentileri ve yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da bilgilendirme yapıldı.
Bülent Baş yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Değerli basın mensupları, kıymetli üyelerimiz, üreticilerimiz ve değerli Bigalılar…
Öncelikle bugün burada bizimle olduğunuz için herkese teşekkür ediyorum.
Bugün aslında sadece bir seçim sürecini konuşmak için burada değiliz. Geride bıraktığımız yaklaşık dört yıllık dönemi değerlendirmek, neler yaptığımızı anlatmak ve bundan sonraki dönemde Biga için ne yapmak istediğimizi paylaşmak için bir aradayız.
Ben konuşmama Biga’mızdan bahsetmeden geçemeyeceğim. Çünkü bizim için Biga sadece hizmet verdiğimiz bir ilçe değil. Biga, hepimizin yaşadığı, ürettiği, ticaret yaptığı, yatırım yaptığı ve geleceğini kurduğu bir yer.
Biga’mız gerçekten çok güçlü bir ilçe. Bereketli topraklarıyla tarımı, güçlü hayvancılığı, gelişen sanayisi, ticareti, girişimci insanları ve çalışkanlığıyla sadece Çanakkale’nin değil, bölgemizin de önemli ekonomik merkezlerinden biridir.
Ama Biga’yı güçlü yapan sadece sahip olduğu imkanlar değil. Biga’yı güçlü yapan en önemli şey, bu ilçenin insanlarıdır. Üreten, çalışan, yatırım yapan, risk alan, istihdam sağlayan ve bütün bunları yaparken Biga’nın geleceğine inanan insanlarımızdır.
Biz Biga Ticaret Borsası olarak görev yaptığımız süre boyunca hep şu anlayışla hareket ettik: Biga’nın zaten var olan bu gücünü nasıl daha ileriye taşıyabiliriz? Üreticimizin, üyemizin, esnafımızın ve sanayicimizin kazancını ve imkanlarını nasıl artırabiliriz? Biga’nın bugününü değil, yarınını nasıl daha güçlü hale getirebiliriz?
Bizim yaptığımız ve yapmaya çalıştığımız bütün çalışmaların temelinde aslında bu düşünce var. Çünkü biz inanıyoruz ki; Biga büyürse, Biga’nın üreticisi, tüccarı, sanayicisi ve esnafı da büyür. Biga’nın insanı kazanırsa, Biga kazanır. Bizim bütün meselemiz de bu. Biga’ya ve Biga’nın üreten insanına hizmet etmek, bizim için sadece bir görev değil, memleketimize olan borcumuzdur.
Bizden önce Biga Ticaret Borsası’na hizmet etmiş bütün başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve yönetim kurullarımıza da buradan teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bugün bizim üzerinde çalıştığımız birçok şey, yıllar içerisinde oluşmuş bir kurumsal yapının devamıdır.
Biz göreve geldiğimizde de şunu kendimize ilke edindik: “Bizden önce ne yapılmış, bizden sonra ne yapılacak” diye bakmayacağız. Biz bu kurumun bugününe ve yarınına ne katabiliriz, ona bakacağız.
Zaten 2022 yılında yapılan seçim de Biga’ya yakışan bir seçim oldu. Farklı düşünceler, farklı listeler vardı ama seçim süreci seviyeli ve karşılıklı saygı içerisinde geçti. Seçim bittiğinde de herkes saygı, sevgi çerçevesinde işlerimize devam ettik.
Çünkü bizim anlayışımız şu: Seçim gelir geçer, Biga Ticaret Borsası kalır.
Üyelerimizi Sadece Seçim Zamanında Hatırlamadık
Bizim için en önemli konu her zaman üyemiz oldu. Üyelerimizi sadece seçim dönemlerinde ziyaret eden bir yönetim anlayışını hiçbir zaman benimsemedik.
Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar üyelerimizin yanına gittik, işletmelerini ziyaret ettik, sorunlarını dinledik. Bazen bir talebi yerinde gördük, bazen bir sıkıntıyı ilk ağızdan dinledik. Sadece iş yerlerinde değil; geleneksel hale getirdiğimiz İftar Sofralarımızda da üyelerimizle bir araya gelerek gönül bağlarımızı pekiştirdik.
Çünkü biz masa başında karar vermek yerine, Biga’nın ekonomisini yaşayan insanlardan dinlemek gerektiğine inandık.
Üyelerimizin neye ihtiyacı var?
Hangi konuda zorlanıyor?
Tarımda ne değişiyor?
Hayvancılıkta hangi sorunlar yaşanıyor?
Ticaret yapan üyemizin önündeki engel ne?
Bunları dinledik ve yapabildiğimiz ölçüde çözüm üretmeye çalıştık.
Bizim İçin Tarım Ve Hayvancılık Sadece Bir Sektör Değil
Biga Ticaret Borsası denildiğinde tarım ve hayvancılığın ayrı bir yeri var. Çünkü Biga’nın ekonomik gücünün önemli bir bölümü buradan geliyor. Bu nedenle bizim dönemimizde tarım ve hayvancılıkla ilgili çalışmaları özellikle önemsedik. Üreticinin daha güçlü olması, ürünün daha iyi değerlendirilmesi ve Biga’da üretilen değerin yine Biga’da kalması bizim için önemliydi.
Bunun en somut örneklerinden biri “Tahıl Kurutma Tesisi” bu tesiste mısır, arpa buğday gibi ürünler en hızlı ve firesiz olarak kurutulmaktadır. Fire olmadığı için köylü ve üreticimiz daha kazançlı bir kurutma yapmaktadır.
Burada bizim bakış açımız da budur. Amaç üretici ve köylümüzün daha çok kazanmasıdır. Biz sadece bir tesis yapmak istemedik. “Biga’da üretilen ürünün değerini nasıl artırabiliriz?” diye düşündük. Üretici tarlasından aldığı ürünü en iyi şekilde değerlendirebilmeli. Ürünün kalitesini koruyabilmeli, uygun şartlarda kurutabilmeli ve pazarlama imkanlarını güçlendirebilmeli. Tahıl Kurutma Tesisi’ne bu açıdan baktık.
Çünkü biz borsa olarak sadece alım-satıma aracılık yapan bir kurum olmak istemiyoruz. Üretimin olduğu yerde, üreticinin yanında olan ve üretimin değerini artıran bir kurum olmak istiyoruz. Bugün yaptığımız yatırımın her yıl ne kadar doğru bir yatırım olduğunu yapılan işlemlerin hızı ve kalitesi ile görmekteyiz.
Canlı Hayvan Pazarı: Biga’nin Hayvancılıktaki Gücünü Korumak
Bir diğer önemli konumuz bölgenin tek Ruhsatlı Canlı Hayvan Pazarı. Canlı Hayvan Pazarı bizim için sadece Borsa’nın işlettiği bir alan değil; Biga’nın hayvancılık ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri. Bu nedenle göreve geldiğimizde burada yapılması gerekenleri tek tek ele aldık. Bizzat yerinde inceledik.
Padoklardan, kantarlara, fiziki şartlardan işleyişe kadar bir çok konuyu değerlendirdik ve kapsamlı iyileştirmeler yaptık. Özellikle hava muhalefetinde üretici ve köylümüzü mağdur eden en büyük sorunlardan biri olan küçükbaş padoklarımızın aralarının üstünü kapatarak, her türlü hava koşulunda üyelerimize sağlıklı ve konforlu alışveriş ortamı sağladık.
Biz bu adımları atarken sadece bugünü değil, Borsa’mızın yarınını da düşünerek hareket ettik. Canlı Hayvan Pazarımızın bulunduğu alanın imar durumuyla ilgili önemli bir çalışma gerçekleştirdik. Pazarımızın bulunduğu 14000 m2 arazimizin vasfını ticari imarlı arsa olarak tescil ettirdik. Daha açık ifade etmek gerekirse buranın değerini kat ve kat arttırmış olduk.
Bugün belki bunun ekonomik karşılığını herkes hemen görmeyebilir. Ancak bu çalışma, Borsa’mızın sahip olduğu bu alanın ileride farklı bir amaçla değerlendirilmesi veya yeniden ele alınması halinde çok daha kıymetli ve değerli bir yatırım haline gelmesini sağlayacaktır. Kısacası, hedefimiz sadece bugünün ihtiyacını karşılamak değil, Biga Ticaret Borsası’nın gelecekteki imkanlarını genişletmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir Borsa bırakmaktır.
Tabii burada bizim için en kritik konu güvenli, düzenli ve sağlıklı bir hayvan ticareti ortamı oluşturmaktır. Bunun için her hafta personelimize düzenli temizlik yaptırarak; mescidimiz, kahvemiz ve padoklarımızın temiz olması sağlanmıştır. Ayrıca profesyonel ilaçlama firması ile anlaşma yapılarak pazarımızın hastalıklardan korunması için düzenli ilaçlama yapılması sağlanmıştır.
Özellikle son dönemde ülke genelinde şap hastalığı nedeniyle yaşadığımız kapanmalar hepimizi üzdü. Borsa olarak bir taraftan üreticimizin ve üyemizin mağdur olmaması için çaba harcarken, diğer taraftan hayvan sağlığı konusunda alınması gereken tedbirlere titizlikle uyduk. Kolay bir dönem değildi, Bakanlık kararı ile tüm yurtta hayvan pazarları kapanmıştı ama şu gerçeği bir kez daha gördük: Çanakkale Valiliği, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Biga Kaymakamlığı ve Biga İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yürütülen sürekli istişareler ve alınan etkin tedbirler sayesinde, hastalığın olumsuz etkileri ülke geneline kıyasla çok daha hafif ve kısa sürede kontrol altına alınmıştır. Üreticilerimiz ve köylülerimiz çok az bir zararla bu dönemi atlatmıştır.
Dolayısıyla Canlı Hayvan Pazarı’na yapılan her yatırım, hem Biga’mızın hayvancılığına hem de Borsa’mızın geleceğine yapılmış en değerli yatırımdır.
Yakan Biberi: Biga’nın Ürününe Biga’nın İsmini Kazandırmak
Bir başka önemli çalışma da Biga Selvi Yakan Biberi’nin coğrafi işaret süreci. Bunu da sadece bir tescil çalışması olarak görmedik. Çünkü Biga’nın toprağında yetişen, Biga ile özdeşleşmiş bir ürünün markalaşması demek, o ürünün ekonomik değerinin de artması demektir.
Biz istiyoruz ki Biga’da üretilen ürün sadece “bir biber” olarak bilinmesin. Biga’nın adıyla anılsın, Biga’nın markası olsun. Coğrafi işaret çalışmalarının arkasındaki temel düşüncemiz buydu.
Çünkü günümüzde artık sadece üretmek yetmiyor. Ürettiğiniz ürüne bir kimlik kazandırmanız gerekiyor. Biz de Biga’nın değerlerine sahip çıkmak ve bunları ekonomik değerlere dönüştürmek istiyoruz.
Ayrıca bu çalışmanın tamamlanmasından sonra da Biga’mızın önemli bir değeri olan Biga Domatesi için de coğrafi işaret çalışmasına başlayacağımızı buradan duyurmak isterim.
TOBB Anaokulu: Biga’nın Geleceğine Yatırım
Bir başka önemli çalışmamız da eğitime kazandırdığımız eserlerdir. Borsamız bünyesinde halihazırda Millî Eğitim camiamıza hizmet veren bir Biga Ticaret Borsası Anaokulu mevcuttur.
Bunun yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle Türkiye genelinde yürüttüğü anaokulu yapım projesi kapsamında da aktif rol aldık. Kardeş kurumumuz Biga Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte gerçekleştirdiğimiz girişimler sonucunda, Çanakkale il genelinde planlanan anaokulunun ilçemize kazandırılmasına vesile olduk. Biga’mıza ve eğitim camiamıza böylesine değerli bir eser daha kazandırmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Çünkü ticaret sadece bugünü kazanmak değildir. Geleceğe yatırım yapmaktır. Bugün bir çocuğun eğitimine katkı sağlıyorsanız, aslında Biga’nın 10 yıl sonrasına, 20 yıl sonrasına yatırım yapıyorsunuz. Biz bu nedenle TOBB Anaokulu projesini önemsedik. Biga’nın çocuklarının daha iyi şartlarda eğitim almasına katkımız olsun istedik.
Çünkü biz Biga’nın sadece bugünkü ekonomisini değil, geleceğini de düşünmek zorundayız.
Biga’nın Sorunlarını Ankara’ya Taşıdık
Biz Biga’da oturup Biga’nın sorunlarının çözülmesini bekleyen bir anlayış içinde de olmadık. Ankara’ya gittik. TOBB ile görüştük. Bakanlıklarla, kamu kurumlarıyla, milletvekillerimizle, bürokratlarla temas ettik. Çünkü Biga’nın bir talebi varsa, bunun Ankara’da da takip edilmesi gerektiğine inandık. Bizim için ziyaretlerin amacı fotoğraf vermek değil; Biga’nın sorununu anlatmak, çözümünü takip etmek ve sonuç almaktı.
Aynı şekilde Çanakkale’deki kurumlarımızla, üniversitemizle, belediyelerimizle, odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla da birlikte hareket etmeye çalıştık. Çünkü Biga’nın gelişmesi için herkesin aynı masada olması gerektiğine inanıyoruz.
Kurumsallaşma: Bir Kişiye Değil, Sisteme Bağlı Bir Borsa
Bizim dönemimizde üzerinde en çok durduğumuz konulardan biri de kurumsallaşma oldu. Çünkü güçlü bir kurum, sadece başkanına veya yönetimine bağlı olan kurum değildir. Başkanı değişse de aynı kaliteyle çalışabilen kurum güçlü kurumdur.
Bu nedenle personelimizin eğitimine, stratejik planlamaya, akreditasyon çalışmalarına, süreçlerimize, görev tanımlarımıza ve kurum içindeki işleyişe önem verdik. Çalışan arkadaşlarımızın kendilerini geliştirmesine önem verdik.
Ben burada özellikle Biga Ticaret Borsası çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. Çünkü yapılan işlerin arkasında sadece yönetim kurulu ve meclis yok. Her gün üyemizle muhatap olan, işlemleri yapan, telefonlara cevap veren, sahada çalışan arkadaşlarımız var. Bir kurumun kalitesini aslında en çok çalışanları gösterir. Biz de çalışanlarımızla birlikte daha düzenli, daha hızlı, daha kaliteli hizmet veren bir Borsa olmak için çalıştık.
Bugünü Değil, Yarını Düşünmek
Geride bıraktığımız döneme baktığımızda şunu görüyorum: Biz sadece günlük işleri yürütmeye çalışmadık. Bir taraftan üyelerimizin sorunlarıyla ilgilenirken, diğer taraftan Biga’nın geleceğine yönelik işler yapmaya çalıştık.
Tahıl Kurutma Tesisi ile tarımsal üretimin değerini artırmayı,
Canlı Hayvan Pazarı ile hayvancılığın altyapısını güçlendirmeyi,
Biga Yakan Biberi çalışmasıyla Biga’nın ürününü markalaştırmayı,
TOBB Anaokulu ile geleceğimize yatırım yapmayı,
Kurumsallaşma çalışmalarıyla da Biga Ticaret Borsası’nı kişilere bağlı olmaktan çıkarıp daha güçlü bir yapıya kavuşturmayı hedefledik.
Bunların hepsinin ortak bir amacı var: Biga’da üretilen değeri artırmak.
Yeni Dönemde Hedefimiz
Şimdi önümüzde yeni bir seçim var. 7 Ekim’de üyelerimiz sandığa gidecek ve Biga Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemini belirleyecek.
Biz bugüne kadar ne başardıysak ‘ben’ değil ‘biz’ anlayışıyla, ortak akılla başardık. Çünkü biraz önce de söyledim: Bu kurum hepimizin kurumu. Bizden önce hizmet edenlerin bıraktığı mirasın üzerine biz bir şeyler katmaya çalıştık. Bizden sonra gelecek olanlar da bizim bıraktığımızın üzerine mutlaka daha iyisini katacaktır.
Bizim seçim anlayışımız da bu nedenle çok net. Kimseyle kavga etmiyoruz. Kimseyi kötülemiyoruz. Kimseyi ötekileştirmiyoruz. Biz kendi yaptıklarımızı anlatıyoruz ve Biga için yapmak istediklerimizi anlattık.
Bizim hedefimiz;
Üyelerimizin daha güçlü olması,
Üreticimizin daha fazla kazanması,
Biga’nın tarım ve hayvancılıkta gücünü koruması,
Ticaretimizin büyümesi,
Biga’nın markalarının çoğalması,
Ve Biga Ticaret Borsası’nın daha güçlü, daha kurumsal bir yapıya kavuşması.
Ben bu vesileyle bugüne kadar bize destek veren bütün üyelerimize, meclisimize, yönetimimize ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Biga için bugüne kadar nasıl çalıştıysak, bundan sonra da aynı anlayışla, aynı istekle çalışmaya devam edeceğiz.
Bizim derdimiz koltuk değil. Bizim derdimiz Biga. Biga için, üyelerimiz için, üreticimiz için ve Biga’nın geleceği için çalışmaya devam edeceğiz.
Hepinize bizleri dinlediğiniz için ve buraya geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.”




