Biga Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı M.Güray Ergün, Gümüşçay Beldesi’nde düzenlediği basın açıklamasında 2026 yılı çeltik hasadı öncesinde üreticilerin fiyat beklentilerini ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım politikalarına ilişkin taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Çeltik hasadının başladığını ve önümüzdeki günlerde hızlanacağını belirten Ergün, TMO’nun 2026 yılı ürünü için alım fiyatını henüz açıklamamış olmasının üreticiler açısından belirsizlik oluşturduğunu ifade etti. Ergün, üretim maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çekerek TMO’dan fiyatın bir an önce açıklanmasını ve üreticinin emeğini koruyacak bir alım politikasının hayata geçirilmesini istedi.
Biga Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı M.Güray Ergün yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bugün burada, bölgemizin en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan çeltikte yaşanan gelişmeleri, üreticilerimizin fiyat beklentilerini ve Toprak Mahsulleri Ofisinin izlemesi gereken alım politikasını kamuoyuyla paylaşmak üzere bir araya geldik.
Çeltik hasadı başlamıştır, önümüzdeki günlerde daha da hızlanacaktır. Ancak bugün itibarıyla Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026 yılı ürünü çeltiğe ilişkin alım fiyatı hâlâ açıklanmamıştır.
Üreticimizin en temel talebi açıktır: Belirsizlik artık sona ermelidir.
Hasat hızlandıkça ürün kısa bir süre içerisinde piyasaya yoğun şekilde girecektir. Kurutma ve depolama imkânı bulunmayan, borcunu ödemek ve finansman ihtiyacını karşılamak zorunda olan üreticimizin ürününü uzun süre bekletme şansı yoktur. TMO fiyatı zamanında açıklanmadığında, piyasanın düşük açılması üreticinin kaderi hâline gelmektedir.
Geçtiğimiz yıl yaşananlar bunun en açık örneğidir. 2025 yılı ürünü çeltik için TMO alım fiyatları ancak 23 Ocak 2026 tarihinde açıklanmıştır. O tarihe gelindiğinde üreticilerimizin önemli bir bölümü ürününü çoktan satmıştı. Dolayısıyla açıklanan fiyat, hasat döneminde malesef piyasayı yönlendirme ve üreticiyi koruma etkisini gösterememiştir.
Biz aynı tablonun bu yıl yeniden yaşanmasını istemiyoruz.
Biga’mız, Çanakkale’nin ve ülkemizin önemli çeltik üretim merkezlerinden biridir. 2026 yılında ilçemizde yaklaşık 100 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılmıştır. Çanakkale genelindeki çeltik ekim alanının yaklaşık 129 bin dekar olduğu düşünüldüğünde, Biga’nın üretimde taşıdığı ağırlık açıkça görülmektedir.
Ancak çeltik üretimi her geçen yıl daha zor ve daha maliyetli hâle gelmektedir.
Yapılan maliyet çalışmalarında bir kilogram çeltiğin üretim maliyeti; İpsala’da 47 lira 27 kuruş, Bafra’da 46 lira 34 kuruş, Biga’da ise yaklaşık 46 lira 50 kuruş olarak hesaplanmaktadır. Ortalama üretim maliyeti yaklaşık 46 lira 70 kuruşa ulaşmıştır.
Buna karşılık, çeltik için piyasada konuşulan rakamlar, üretim maliyetinin dahi altındadır. Çiftçinin, maliyetinin altında ürün satması kabul edilemez. Hiçbir üretici sürekli zarar ederek üretime devam edemez.
Tarımsal girdi fiyatları Haziran 2026 itibarıyla yıllık yüzde 32,06 oranında artarken, tarım ürünleri üretici fiyatlarındaki yıllık artış temmuz ayında yüzde 18,81 seviyesinde kalmıştır. Üreticimizin kullandığı gübre, ilaç, mazot, tohum ve elektrik gibi girdiler, sattığı üründen çok daha hızlı pahalanmaktadır.
Tarım sektörünün nakdî kredi borçları da Haziran 2025’te yaklaşık 1 trilyon 46 milyar lirayken, Haziran 2026’da 1 trilyon 445 milyar liraya ulaşmıştır. Bir yıldaki artış yaklaşık yüzde 38’dir. Bölgemizde 2024 yılında yaşanan dolu felaketi ve 2025 yılındaki kuraklık da çiftçimizin ekonomik gücünü önemli ölçüde zayıflatmıştır.
Bütün bunlar yaşanırken çeltik ve pirinç ithalatının miktarı ve zamanlaması da üreticilerimiz açısından ciddi endişe oluşturmaktadır.
2026 yılının ilk altı ayında yaklaşık 137 bin 900 ton çeltik ve pirinç ithalatı yapılmıştır. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 79’luk bir artışı ifade etmektedir. İthal ürünlerin ortalama birim fiyatı da dolar bazında gerilemiştir.Yani ithal pirinç ucuzlamaktadır.
Elbette ülkemizin gıda güvenliği ve tüketicinin ihtiyacı gözetilmelidir. Ancak hasat ve pazarlama döneminde yoğunlaşan ithalat, yerli üreticinin ürün fiyatını baskılamaktadır. Tarım Bakanlığımızın değerli personelleri ve çiftçimizin özverili çalışmaları ile üretimimizin yaklaşık yüzde 7,7 artmasının beklendiği bir yılda, Ticaret Bakanlığımıza seslenmek istiyorum; ithalat politikasının çiftçinin emeğini ve yerli üretimin devamlılığını koruyacak şekilde planlanması gerekmektedir. Bu konuda geçmişte uygulanmış bir model de bulunmaktadır. 31 Temmuz 2006’ya kadar uygulanan 21 Eylül 2005 tarihli düzenlemeyle, üreticiden veya TMO’dan ürün alınmasına bağlı olarak düşük gümrük vergili ithalat kontenjanı verilmiştir. Böylece ithalat imkânı, yerli ürünü satın alma şartına bağlanmış ve firmaların öncelikle ülkemiz çiftçisinin ürettiği çeltiğe yönelmesi amaçlanmıştır.
Bugün de Ticaret Bakanlığımız ülkemizin mevcut durumunu da dikkate alarak buna benzer bir sistemi yeniden değerlendirebilir, ithalat yapacak firmalara tanınacak imkânlar; üreticiden veya TMO’dan yerli çeltik satın almaları, bu alımları belgelemeleri ve belirlenen şartları yerine getirmeleri koşuluna bağlanabilir. Ticaret Bakanlığımızdan bu yönde çalışmalar yapmasını istiyoruz.
Bu noktada kurulacak sistemin oranı, süresi, gümrük vergisi, başvuru şartları ve denetim yöntemi açıkça Ticaret Bakanlığımız tarafından düzenlenmelidir. Bu model, ithalatı artırmanın bir aracı değil; yerli ürün alımını teşvik eden, hasat döneminde üreticiyi koruyan ve piyasanın dengeli işlemesini sağlayan bir politika olarak uygulanmalıdır. Ayrıca ithal pirincin yerli pirinçlerle paçal yapılarak iç piyasada tüketime sürüldüğünü hepimiz biliyoruz. Bu durum tüketicinin damak tadını bozduğu gibi binbir emekle üretilen yerli pirinçlerimizin imajını zedelemekte, üreticimizi lekelemektedir, budurum böyle giderse üreticimizin ürettiği kaliteli pirinçlerin piyasadan silinmesine sebep olacaktır kısacası bu şekilde yaparak kendi ayağımıza kurşun sıkmaktayız. Bu konuda ilgili mevzuatlar tekrar düzenlenmeli, gıda kodeksi başta olmak üzere ve ilgili kabnunlar gözden geçirilmelidir. Üreticimizin ürettiği yerli ve üstün kaliteli pirinçlerle ithal pirinçler kesinlikle paçal yapılmamalı bu konuda denetimler artırılmalıdır.
Hepimizin bildiği gibi 2025 yılı yani geçen yıl TMO çeltik alım fiyatlarını şu şekilde açıklamıştı;
Osmancık grubu çeltikler : Kilogramı 32,00 TL
Cammeo grubu çeltikler : Kilogramı 38.00 TL
Baldo grubu çeltikler : Kilogramı 40,00 TL
Bu yıl ise yapılan maliyet analizlerinden anlaşılacağı üzere Biga, İpsala ve Bafra maliyetlerinin ortalaması 46,70 TL/kg dır. Ancak Dünya’ nın içinden geçtiği savaş ortamı, konjongtürel gelişmeler, ithalat baskısı ve hükümetin enflasyonun yüksek çıkmaması adına üretici fiyatları üzerinde yaptığı baskılar bizleri fiyat beklentisinde ihtiyatlı olmaya itmektedir. Bu yüzden her ne kadar beklentilerimizden çok uzak olsa da istemeye istemeye Buğday alım fiyatındaki yaklaşık %21 lik artışı göz önüne aldığımızda ve TÜİK Haziran ayı tarımsal girdi endeksindeki %32 lik artışar ile çiftçi refah payını dışarda tuttuğumuzda dahi aşağıdaki asgari referans fiyatlarına ulaşılmaktayız, kısacası
Osmancık çeşidinde kilogram başına en az 38-40 lira,
Cammeo çeşidinde kilogram başına en az 45-48 lira,
Baldo çeşidinde ise kilogram başına en az 48-50 lira
olarak açıklanması gerektiğini değerlendiriyoruz.
Son iki yıldır dolu felaket ve kuraklık ile mücadelede büyük darbe alan çiftçimizden hiç değilse bu fiyatlar esirgenmemelidir.
Bu rakamlar bir piyasa tahmini değildir. Üretim maliyetleri, çeşitler arasındaki verim ve randıman farkları, finansman giderleri ve çiftçinin gelecek yıl yeniden üretim yapabilmesi dikkate alınarak belirlenmiş asgari fiyat teklifleridir.
Değerli basın mensupları,
Kıymetli üreticilerimiz,
Saygıdeğer kamuoyu;
TMO’dan beklentimiz çok basittir;
Birincisi, 2026 yılı ürünü çeltik alım fiyatı, hasat daha fazla ilerlemeden derhâl açıklanmalıdır.
İkincisi, alım noktaları, randevu kapasitesi, günlük alım miktarları, kalite ve randıman ölçütleri ile uygulanacak prim ve kesintiler aynı anda ilan edilmelidir.
Üçüncüsü, teslim edilen ürünlerin bedeli en geç 15 gün içerisinde ödenmeli; lisanslı depoculuk ve elektronik ürün senedi sistemi üzerinden üreticinin finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır.
Dördüncüsü, çeltik ve pirinç ithalatı hasat ve pazarlama döneminde sınırlandırılmalı veya yerli üreticiyi mağdur etmeyecek bir takvime bağlanmalıdır. İthalat imkânları, yerli çeltik alımını teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Beşincisi ve en önemlisi; TMO yalnızca fiyat açıklamakla yetinmemeli, açıkladığı fiyatı piyasada koruyacak miktarda ve üreticinin kolaylıkla ulaşabileceği noktalarda fiilen alım yapmalıdır.
Çiftçimiz ayrıcalık veya karşılıksız bir destek istemiyor. Çiftçimiz yalnızca emeğinin, yaptığı masrafın ve üstlendiği riskin karşılığını istiyor.
Çeltik üreticisinin bugün fiyat istemekten önce talep ettiği şey, belirsizliğin sona ermesidir. Açıklamanın geciktiği her gün üreticimizin pazarlık gücü azalmakta, ürününü değerinin altında satma riski artmaktadır.
Buradan Toprak Mahsulleri Ofisine ve ilgili tüm kurumlarımıza çağrıda bulunuyoruz:
Üreticimizin sesini duyun. TMO alım fiyatlarını gecikmeden açıklayın. Alım merkezlerini zamanında faaliyete geçirin. İthalat politikasını hasat takvimine ve yerli ürün alımına göre düzenleyin. Üreticimizin emeğini ve ülkemizin üretim gücünü koruyun.
Çiftçimizi üretimde tutamazsak, gelecekte çok daha yüksek maliyetlerle ithalata bağımlı hâle geliriz. Yerli üretimi korumak yalnızca çiftçiyi değil; tüketiciyi, gıda güvenliğimizi ve ülke ekonomisini korumaktır.
Biga Ziraat Odası olarak üreticilerimizin haklarını savunmaya, sorunlarını ilgili makamlara aktarmaya ve çözüm bulununcaya kadar konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyuruyor, katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum.”




