Yükleniyor...
Marmara Denizi'nin usulca Çanakkale Boğazı'nın serin sularına karıştığı o eşsiz kuzey girişinde, tarihin ve denizin iç içe geçtiği bir duraktayız. 1354 yılında Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa'nın Bolayır üzerinden Rumeli'ye geçerek Osmanlı'nın Avrupa'daki ilk kalıcı izlerini bıraktığı, büyük denizci Piri Reis'in rüzgarı ardına aldığı topraklardır burası. Gelibolu, kendine has sardalye ve lakerda kokan sokakları, Mavi Bayraklı Hamzakoy'un altın sarısı kumsalıyla ziyaretçilerini karşılarken, ilçe merkezinin hareketli caddelerinde beklenmedik, sıcak ve doyurucu lezzet durakları da barındırır. İşte tam bu tarihi dokunun kalbinde, denizcilerin ve seyyahların rotasında yer alan Valide Sultan Urfa Sofrası, Çanakkale'nin Avrupa yakasındaki bu kadim liman şehrinde Anadolu'nun köklü mutfak geleneğini yaşatan özel bir mekan olarak öne çıkıyor.
Çanakkale'nin en kuzey ilçesi olan Gelibolu, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, orduların, tüccarların ve gezginlerin geçiş noktası olmuştur. Bu sürekli hareketlilik, ilçenin gastronomi kültürünü de şekillendirmiş; deniz ürünlerinin ağırlıkta olduğu yerel mutfağın yanı sıra, yurdun dört bir yanından gelen lezzetlerin de harmanlandığı zengin bir sofra kültürü ortaya çıkarmıştır. Gelibolu merkezinde, Yazıcızade Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde konumlanan Valide Sultan Urfa Sofrası, bu çeşitliliğin en güzel örneklerinden biridir. Mekan, deniz kenarı esnaf lokantaları ve balık restoranlarının arasında, hamur işi ve et ağırlıklı Güneydoğu Anadolu mutfağını arayanlar için sıcak bir liman işlevi görür.
İşletmenin temel felsefesi, kaliteli ve doyurucu Anadolu lezzetlerini, herkes için erişilebilir bir fiyat politikasıyla sunmaktır. Sabahın erken saatlerinde, henüz feribot düdükleri yeni yeni çalmaya başlarken kapılarını açan restoran, gece yarısına kadar aralıksız bir tempoyla çalışır. İster Gelibolu-Lapseki hattını kullanarak kıta değiştiren bir yolcu olun, ister Gelibolu Rehber sayfalarında okuduğunuz tarihi yerleri keşfe çıkmış bir gezgin, Valide Sultan Urfa Sofrası'nın samimi ortamında her daim taze ve sıcak bir öğün bulabilirsiniz.
Valide Sultan Urfa Sofrası'ndan içeri adım attığınızda, Gelibolu'nun o meşhur poyrazının yerini odun ateşinin ve baharatların iştah açıcı sıcaklığı alır. Sabah 07:00'de güne başlayanlar için burası, güneydoğu usulü sıcak bir çorba ile güne zinde başlamak için kusursuz bir noktadır. Özellikle kış aylarında Saros Körfezi'nden esen sert rüzgarlara karşı en güzel kalkan, burada içeceğiniz dumanı tüten bir kasedir. Öğle saatlerinde ise mekan, ilçe esnafının, memurların ve şehri keşfe çıkan turistlerin buluşma noktasına dönüşür.
Öğleden sonra veya akşam saatlerinde yapacağınız bir ziyarette, menünün kalbini oluşturan kebap çeşitleri, lahmacun ve pideler masanızı donatır. Tarihi Çoban Mustafa Paşa Camii'ni (İskele Camii) ziyaret ettikten veya Gelibolu Limanı'nda kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra, ailenizle veya arkadaş grubunuzla buraya gelerek geniş masalarda uzun ve keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Yemek sonrasında sunulan demli bir çay, yorgunluğunuzu alırken, bir sonraki gün Bolayır'daki Namık Kemal'in mezarını veya Kavakköy'deki Antika Traktör Müzesi'ni ziyaret etmek için rotanızı planlamanıza eşlik eder.
Gelibolu yarımadasının kuzey ucu, sadece coğrafi bir geçiş noktası değil, aynı zamanda kültürel bir köprüdür. 16. yüzyılın büyük amirali, Kitab-ı Bahriye'nin müellifi Piri Reis'in doğup büyüdüğü bu sokaklar, denizciliğin ve balıkçılığın genlerine işlediği bir yerdir. İlçe denildiğinde akla ilk gelen şeyin, yaz aylarında Saros Körfezi'nin serin sularından ağlara takılan meşhur Gelibolu sardalyesi ve ustalıkla hazırlanan lakerda olması tesadüf değildir. Ancak Çanakkale Restoranları genelinde olduğu gibi, Gelibolu'nun yeme-içme kültürü de sadece deniz ürünleriyle sınırlı kalmayacak kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Asya ile Avrupa'yı bağlayan feribot aksının yarattığı dinamizm, farklı damak tatlarına hitap eden mekanların varlığını zorunlu kılmıştır.
Valide Sultan Urfa Sofrası, bu dinamik yapının içinde geleneksel Osmanlı-Rumeli sentezinin yaşandığı topraklara, Güneydoğu'nun ateşini ve baharatını taşır. Gelibolu'nun yerel halkı ve ziyaretçileri için, her gün deniz ürünü tüketmek yerine, zaman zaman hamur işinin ve etin ustalıkla harmanlandığı lezzetlere yönelmek güçlü bir alışkanlıktır. Mekan, tarihi Ali Paşa Külliyesi'ne ve Piri Reis Müzesi'ne yapılan kültürel gezilerin ardından, tanıdık ve doyurucu bir lezzet arayanların uğrak noktasıdır. Gelibolu'nun zengin kültürel geçmişi ve yerel yönetim projeleri hakkında daha derinlemesine bilgi edinmek isterseniz Gelibolu Belediyesi resmi sayfasını ziyaret edebilir, ilçenin turizm potansiyelini keşfetmek için Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün sayfalarını inceleyebilirsiniz.
Burada önemli bir coğrafi detayı da vurgulamak gerekir. Çoğu gezgin "Gelibolu Yarımadası" kavramını bütünleşik düşünse de, 1915 Çanakkale Savaşları'nın geçtiği ANZAK Koyu, Conkbayırı ve 57. Alay Şehitliği gibi ana sahalar daha güneyde, Eceabat ilçesi sınırları içerisinde yer alır. Gelibolu ilçe merkezi ise bu tarihi alanların kuzeyinde, sivil mimarinin, Hamzakoy gibi Mavi Bayraklı plajların ve günlük yaşamın aktığı liman kenti kimliğiyle öne çıkar. Eğer tarihi yarımadayı gezmeyi planlıyorsanız, bölgenin yönetimi ve kuralları hakkında Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı web sitesinden rehberlik alabilir, sonrasında dönüş yolunda Gelibolu merkezine uğrayarak Valide Sultan Urfa Sofrası'nda günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
Valide Sultan Urfa Sofrası, Gelibolu ilçe merkezinin en hareketli arterlerinden biri olan Yazıcızade Mahallesi, Atatürk Caddesi (No:18) üzerinde yer almaktadır. İşletmeye ulaşım, hem şehir içinden hem de şehir dışından son derece kolaydır. İstanbul veya Tekirdağ yönünden D110 karayolunu kullanarak gelenler, Bolayır'ı (Süleyman Paşa Türbesi'ni selamlayarak) geçtikten sonra doğrudan Gelibolu merkeze inebilirler. Anadolu yakasından, yani Çanakkale merkez, Lapseki veya Biga yönünden gelen ziyaretçiler ise Lapseki-Gelibolu feribot hattını kullanarak ilçeye ayak bastıklarında, iskeleden sadece kısa bir yürüyüş veya araç yolculuğu ile Atatürk Caddesi'ne ulaşabilirler.
İlçe içinde gezinirken yönünüzü bulmak için Gelibolu Limanı'nı, Piri Reis Meydanı'nı veya tarihi Çoban Mustafa Paşa Camii'ni referans alabilirsiniz. Yaz aylarında Hamzakoy Plajı'nda denize girdikten sonra, merkeze doğru yapacağınız keyifli bir yürüyüş sizi doğrudan bu lezzet durağına çıkaracaktır. Unutmayın; Gelibolu merkeze gelmek için Eceabat-Kilitbahir feribotlarını değil, doğrudan Lapseki-Gelibolu hattını kullanmanız veya 1915 Çanakkale Köprüsü'nü geçtikten sonra kuzeye yönelmeniz gerekmektedir. Bölgedeki tüm rotalar için Çanakkale Rehber sayfamızdaki haritalardan faydalanabilirsiniz.
Valide Sultan Urfa Sofrası, bugüne kadar aldığı 671 değerlendirme sonucunda 10 üzerinden 8.0 gibi oldukça sağlam ve güvenilir bir puana sahiptir. Bu yüksek yorum sayısı, mekanın bölgede ne kadar aktif ve tercih edilen bir nokta olduğunu açıkça gösterir. Misafirlerin geri bildirimlerinde en çok vurgulanan unsurlar; yemeklerin porsiyon büyüklüğü, fiyatların bütçe dostu olması ve servis personelinin yoğun anlarda bile koruduğu pratikliktir. Lüks bir fine-dining deneyimi yerine, dürüst, lezzetli ve karnınızı doyururken yüzünüzü güldüren bir esnaf lokantası sıcaklığı arayanlar için burası, Gelibolu'daki en doğru adreslerden biri olarak kabul edilmektedir.
Valide Sultan Urfa Sofrası, Çanakkale'nin Gelibolu ilçesi merkezinde, Yazıcızade Mahallesi, Atatürk Caddesi No:18 adresinde bulunmaktadır. Gelibolu Limanı ve feribot iskelesine oldukça yakın, merkezi bir konumdadır.
İşletme haftanın 7 günü (Pazartesi'den Pazar'a) sabah 07:00'de açılmakta ve gece 23:30'a kadar kesintisiz hizmet vermektedir. Erken kahvaltı veya geç akşam yemeği için uygundur.
Avrupa yakasından İstanbul-Tekirdağ üzerinden D110 karayolu ile doğrudan ulaşabilirsiniz. Anadolu yakasından (Çanakkale/Bursa yönü) geliyorsanız Asya ile Avrupa'yı bağlayan Lapseki-Gelibolu feribot hattını kullanmanız ilçeye doğrudan ulaşmanızı sağlar.
Hayır, Valide Sultan Urfa Sofrası konsept olarak bir et, kebap ve Anadolu lezzetleri restoranıdır. Gelibolu sardalyesi ve lakerda gibi yöresel deniz ürünleri için ilçedeki balık restoranlarını tercih edebilir, burada ise lahmacun ve kebap çeşitlerini deneyimleyebilirsiniz.
İşletme, fiyat segmenti olarak uygun fiyatlı (CHEAP) kategorisinde yer almaktadır. Bütçenizi zorlamadan kaliteli ve doyurucu porsiyonlarla yemek yiyebileceğiniz bir mekandır.
Sonuç olarak; Gelibolu'nun rüzgarlı sokaklarında tarihi bir keşfe çıktıktan sonra, tanıdık, doyurucu ve bütçe dostu bir lezzet molası vermek isterseniz Valide Sultan Urfa Sofrası sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Özellikle bahar ve yaz aylarında ilçenin hareketlendiği dönemlerde, Hamzakoy'da geçen bir günün ardından veya feribot sırasına girmeden önce burada yiyeceğiniz bir lahmacun veya içeceğiniz sıcak bir çorba, Çanakkale seyahatinizin güzel hatıralarından biri olacaktır. Şimdiden afiyet olsun ve Gelibolu'nun eşsiz tarihinin tadını çıkarın!
Çanakkale Boğazı'nın kuzey kapısı Gelibolu'nun kalbinde, deniz havası eşliğinde zengin Anadolu lezzetleri sunan samimi ve uygun fiyatlı bir lezzet durağı.
Firma bilgilerinizi güncelleyin, fotoğraflar ekleyin ve müşteri yorumlarını yönetin.
Firma Sahipliğini Talep Et Yazıcızade, Atatürk Cd. No:18, 17500 Gelibolu/Çanakkale, Gelibolu