Yükleniyor...
Çanakkale Boğazı'nın kuzey girişinde, Marmara Denizi'nin serin rüzgarlarının Ege'ye doğru yolculuğa başladığı o stratejik noktada yer alan Gelibolu, sadece bir ilçe değil, aynı zamanda köklü bir medeniyet beşiğidir. 1354 yılında Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa'nın Bolayır üzerinden Rumeli'ye geçerek fethettiği ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa kıtasındaki ilk kalıcı toprağı olan bu kadim şehir, asırlar boyunca denizcilerin, haritacıların ve seyyahların rotasında yer almıştır. 16. yüzyılın o büyük amirali, Kitab-ı Bahriye'nin müellifi Piri Reis'in memleketi olan Gelibolu, bugün de denizle olan o kopmaz bağını sokaklarında, limanında ve insanının yaşayışında hissettirir. İşte tam da bu tarihi ve coğrafi zenginliğin tam ortasında, boğazın sularına dokunacak kadar yakın bir konumda misafirlerini ağırlayan Leb-i derya kafe, Gelibolu merkezde günün her saatini keyfe dönüştüren özel duraklardan biri olarak karşımıza çıkıyor.
İsminden de anlaşılacağı üzere denizin kıyısında, suyun o dinlendirici ritmine eşlik eden bir noktada konumlanan Leb-i derya kafe, Gelibolu'nun Alaeddin Mahallesi'nde, hareketli Kordon Sokak üzerinde yer alıyor. Şehrin yerel halkı ile yolu bu güzel ilçeye düşen gezginleri aynı samimi atmosferde buluşturan mekan, Çanakkale Kafeler kültürü içerisinde kendine has, mütevazı ama bir o kadar da sıcak bir yer edinmiş durumda. Gelibolu gibi denizcilik ve balıkçılık geleneğinin çok güçlü olduğu bir ilçede, liman kenarı yürüyüşlerinin veya iskeledeki hareketliliğin ardından soluklanacak, boğazın gemi trafiğini izlerken koyu sohbetlere dalınacak mekanların değeri her zaman büyüktür.
İşletme, sabahın erken saatlerinden gecenin ilerleyen vakitlerine kadar uzanan geniş bir zaman diliminde kapılarını açık tutarak, ilçenin ritmine tam uyum sağlıyor. Sabah saatlerinde denizin üzerinden doğan güneşe karşı içilen ilk çayın verdiği huzur, akşamüstü saatlerinde yerini Gelibolu-Lapseki feribotlarının telaşsız gidiş gelişlerini izlerken yudumlanan yorgunluk kahvesine bırakıyor. Leb-i derya kafe, gösterişten uzak, tamamen misafirinin rahatını ve manzaranın doğallığını ön plana çıkaran felsefesiyle, Gelibolu'da kafe arayışında olanlara abartısız bir samimiyet sunuyor.
Leb-i derya kafe'ye adım attığınızda sizi öncelikle Marmara ile Çanakkale Boğazı'nın o eşsiz birleşim noktasından esen iyot kokulu bir esinti karşılar. Burada geçirilecek zaman, tamamen yavaşlamak ve anı yaşamak üzerine kuruludur. Sabah 08:00'de başlayan mesai, güne erken başlayanlar veya uzun bir yoldan gelip Gelibolu üzerinden Asya yakasına geçmeden önce kısa bir mola vermek isteyenler için harika bir fırsat sunar. Taze demlenmiş bir Türk çayı eşliğinde, balıkçı teknelerinin Saros Körfezi'ne veya boğazın derinliklerine doğru ağ atmak üzere limandan ayrılışını izleyebilirsiniz.
Öğleden sonra saatlerinde ise mekan, Kordon'da yürüyüş yapan ailelerin, gençlerin ve tarih tutkunlarının buluşma noktasına dönüşür. Çanakkale Boğazı'nın kuzey rüzgarlarına karşı koyu bir Türk kahvesi sipariş edip, Piri Reis'in asırlar önce bu sularda nasıl haritalar çizdiğini hayal edebilirsiniz. Akşam saatlerinde ise Kordon Sokak'ın ışıkları yanar, deniz yakamozlarla süslenir ve mekan gece 01:00'e kadar süren o sakin, dinlendirici akşam sohbetlerine ev sahipliği yapar. Arkadaş gruplarıyla yapılan uzun sohbetler, denizden gelen dalga sesleriyle bölünür.
Gelibolu'nun sosyal yaşamı, binlerce yıllık liman kenti olmasının getirdiği dışa dönüklükle şekillenmiştir. İlçe merkezindeki Gelibolu Limanı, sadece teknelerin bağlandığı bir yer değil, aynı zamanda şehrin kalbinin attığı sosyal bir agoradır. Bu bölgedeki yeme-içme kültürü denildiğinde akla ilk olarak meşhur Gelibolu sardalyesi ve tuzlamalı palamut tekniğiyle ustalıkla hazırlanan lakerda gelir. Sardalyenin özellikle yaz aylarında Saros Körfezi'nin temiz sularından sofralara uzanan yolculuğu, ilçenin gastronomik kimliğinin omurgasıdır. Akşam yemeklerinde bu eşsiz deniz ürünlerini tadan yerel halk ve ziyaretçiler, yemeğin hemen ardından deniz kenarındaki kafelere geçerek geceyi tatlı bir sohbetle noktalama geleneğini sürdürürler. İşte Leb-i derya kafe, bu köklü ritüelin en güzel tamamlayıcılarından biri olarak Kordon'da yerini alır.
Gelibolu'nun kültürel dokusunu anlamak, mekanların ruhunu kavramak için oldukça önemlidir. Osmanlı'nın Avrupa'ya geçiş noktası olan bu topraklarda, Mimar Sinan'ın izlerini taşıyan 16. yüzyıl eseri Çoban Mustafa Paşa Camii (İskele Camii) limana tepeden bakar. 15. yüzyıldan günümüze ulaşan Ali Paşa Külliyesi, şehrin manevi ve mimari derinliğini yansıtır. Gelibolu'nun tarihi dokusu hakkında daha fazla bilgi için Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sayfalarını inceleyebilirsiniz. Şehirdeki kafeler, tüm bu tarihi yapıların gölgesinde, geçmişle bugünü harmanlayan bir atmosfere sahiptir.
"Gelibolu Yarımadası denildiğinde akla hemen savaş alanları gelse de, 1915 Çanakkale Savaşları'nın ana sahaları olan ANZAK Koyu, Conkbayırı ve 57. Alay Şehitliği güneydeki Eceabat ilçesi sınırları içindedir. Gelibolu ilçesi ise, bu tarihi yarımadanın kuzeyinde, kendi başına apayrı bir denizcilik, kültür ve gastronomi merkezidir."
Yaz aylarında ilçenin Mavi Bayraklı Hamzakoy Plajı'nda denize girenler, Bolayır'daki Süleyman Paşa Türbesi'ni ve Namık Kemal'in mezarını ziyaret edenler, günün yorgunluğunu atmak için rotalarını mutlaka merkeze, liman çevresine çevirirler. Gelibolu Rehber içeriklerimizde de sıkça vurguladığımız gibi, şehrin kordon boyu, Avrupa ve Asya kıtaları arasında mekik dokuyan feribotların ritmik hareketlerini izlemek için adeta doğal bir seyir terasıdır. Leb-i derya kafe de bu doğal seyir terasının en konforlu koltuklarından birini misafirlerine sunar.
Leb-i derya kafe, Gelibolu'nun en popüler ve kolay erişilebilir noktalarından birinde yer almaktadır. Adres olarak Alaeddin Mahallesi, Piri Reis mevkii, Kordon Sokak 6/B numarada hizmet verir. İlçe merkezinde olduğu için Gelibolu Limanı'na, Piri Reis Meydanı'na ve Çoban Mustafa Paşa Camii'ne sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir.
Gelibolu'ya ulaşım, coğrafi konumu gereği oldukça çeşitlidir. İstanbul veya Tekirdağ yönünden gelenler için D110 karayolu doğrudan ilçe merkezine ulaşır. Asya yakasından, yani Çanakkale merkez veya Balıkesir yönünden gelecek olanlar için ise Lapseki-Gelibolu feribot hattı en pratik çözümdür. Feribottan indiğinizde, iskeleden çıkıp sağa doğru Kordon boyu yürüdüğünüzde Leb-i derya kafe'ye kısa sürede ulaşabilirsiniz. Ayrıca yaz aylarının vazgeçilmezi olan Hamzakoy Plajı'ndan ilçe merkezine doğru yapacağınız keyifli bir yürüyüş de sizi doğrudan bu mekana çıkaracaktır. Yerel yönetim hizmetleri ve ilçe içi ulaşım detayları için Gelibolu Belediyesi resmi web sitesine göz atabilirsiniz. (Not: Gelibolu merkezini, güneydeki Eceabat-Kilitbahir hattı ile karıştırmamak, doğru rota planlaması için önemlidir; bölgenin tarihi alan yönetimi hakkında detayları Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı üzerinden inceleyebilirsiniz.)
Leb-i derya kafe, misafirlerinden 10 üzerinden 8.6 gibi oldukça başarılı bir puan almıştır. Şu an için 8 değerlendirmeye sahip olması, buranın henüz kitleler tarafından istila edilmemiş, daha çok yerel halkın ve keşfetmeyi seven dikkatli gezginlerin bildiği "gizli kalmış" bir köşe olduğunu gösteriyor. Ziyaretçilerin geri bildirimlerinde genellikle mekanın denizle olan iç içe konumu, Kordon Sokak'ın getirdiği huzurlu ortam ve işletmecilerin samimi yaklaşımı öne çıkıyor. Orta fiyat segmentinde yer alması da, sunulan manzara ve hizmet kalitesi göz önüne alındığında misafirler tarafından takdir edilen bir diğer önemli unsur.
Leb-i derya kafe, Çanakkale'nin Gelibolu ilçe merkezinde, Alaeddin Mahallesi, Kordon Sokak 6/B adresinde yer almaktadır. Piri Reis Meydanı'na ve Gelibolu Limanı'na oldukça yakın, denize sıfır bir konumdadır.
Mekan haftanın 7 günü, sabah 08:00 ile gece 01:00 saatleri arasında kesintisiz olarak açıktır. Hem erken kahvaltı ve sabah kahvesi hem de gece geç saatlere kadar süren oturmalar için uygundur.
Avrupa yakasından (İstanbul/Tekirdağ) D110 karayolu ile doğrudan Gelibolu'ya ulaşabilirsiniz. Asya yakasından (Çanakkale merkez/Bursa/İzmir yönü) geliyorsanız, Lapseki-Gelibolu feribot hattını kullanarak ilçeye doğrudan geçiş yapabilirsiniz.
Evet, mekanın ismi olan "Leb-i derya" (deniz kenarı) tam olarak konumunu yansıtmaktadır. Kordon Sokak üzerinde yer alan kafe, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi'nin birleştiği noktaya hakim, kesintisiz bir deniz manzarasına sahiptir.
Evet, oldukça yakındır. Leb-i derya kafe'de oturduktan sonra kısa bir yürüyüşle Çoban Mustafa Paşa Camii'ni (İskele Camii), Ali Paşa Külliyesi'ni, Gelibolu Kalesi kalıntılarını görebilir veya Mavi Bayraklı Hamzakoy Plajı'na geçebilirsiniz.
Gelibolu'nun o kendine has, deniz kokan rüzgarlı sokaklarında tarihi bir yolculuğa çıktıktan sonra, adımları yavaşlatıp anın tadını çıkarmak için Leb-i derya kafe harika bir durak. İster Bolayır'daki Süleyman Paşa Türbesi'ni ziyaret edip dönmüş olun, ister akşam yiyeceğiniz meşhur Gelibolu sardalyesinden önce iştah açıcı bir kahve molası arayın; bu mekan Kordon'daki konumuyla sizi bekliyor. Çanakkale Boğazı'nın mavisini seyrederek yorgunluk atmak ve ilçenin yerel ritmine karışmak için rotanızı buraya çevirmenizi tavsiye ederiz. Şehirdeki diğer alternatifleri keşfetmek isterseniz Çanakkale Rehber sayfamızı da inceleyebilirsiniz.
Gelibolu'nun tarihi dokusunda, Kordon Sokak üzerinde Çanakkale Boğazı'nın eşsiz manzarasına karşı kahvenizi yudumlayabileceğiniz samimi ve huzurlu bir deniz kenarı mekanı.
Firma bilgilerinizi güncelleyin, fotoğraflar ekleyin ve müşteri yorumlarını yönetin.
Firma Sahipliğini Talep Et Alaeddin mahallesi, piri reis, Kordon Sk. 6/B, 17500 Gelibolu/Çanakkale, Gelibolu